31 Mayıs 2013 Cuma

Doğayı, ağaçları yok eden zihniyet çürüsün yok olsun, doğayı, yeşili, ağaçları yok eden eller kırılsın diyorum......

Günaydın dostlar; günümüz güzel geçsin!!!



Taksim Gezi Parkının yok edilmesine, doğa katliamına isyan ediyorum...
Doğayı, ağaçları yok eden zihniyet çürüsün yok olsun, doğayı, yeşili, ağaçları yok eden eller kırılsın diyorum......
Zaten bir çığ gibi yükselen beton blokları arasında çocuklarımız, torunlarımız nefes alamaz hale geldiler......
Rant uğruna gelecek nesilleri tükettiğinizde o AVM leri gezecek, o AVM lerde yandaşlarınıza rant sağlayacak müşteri kalmayacak.....
Çok yakında bu ülke AVM ler çöplüğüne dönüşecek.....

Bundan tam on üç yıl önce, tıp ve teknoloji henüz bu kadar gelişmiş değilken, (bugün gibi hala belleğimdedir ve kendimi hep o anı anımsayarak rahatlatırım) üçüncü kemoterapimi almıştım, kemoterapinin ikinci günü zaten yaşamdan kopuyorsunuz, kemoterapi sonrası yan etkilerini azaltmak için çeşitli ilaçlar verir hekiminiz ama işe yaramazlar. İşte o yaşamdan koptuğum, "allahım ne olur bitsin bu çile" diye dualar ederken anacığım bahçeden topladığı bir avuç çilekle yanıma geldi bir bir ağzıma koyarak bana yedirdi o çilekleri, çileği yedikten onbeş-yirmi dakika sonra sanki bir güç usul usul bedenime girdi ve bedenimdeki bana acı veren, beni yaşamdan koparan o kötü etkilerin hepsini sıyırdı aldı, acıdan, sızılan kararan gözlerimin önü ışıl ışıl parlamaya başladı.

Tüm bu anlattıklarımda zerre abartı yok, işte benim doğaya aşkım, doğaya tutkum, doğaya sevdam o gün başladı. Kemoterapi alacağım zaman günler öncesinden yine aynı sıkıntıları yaşayacak olmanın kabusu başlardı, çilek mucizesinden sonra kemoterapi seanslarıma korkmadan gitmeye başladım.
Mucize diye bir şey var mı bilmiyorum, ancak benim çilek tecrübem mucizeydi bana göre...
Mu mucizenin gerçekleşmesinden sonra kendi ellerimle belledim, çapaladım bahçemi, kendi ellerimle, sevgi ile baktım büyüttüm bahçemdeki bitkileri.
Biliyor musunuz? tüm bunları yaşamadan önce evimizin salonundaki çiçeğe bile tahammülüm yoktu.
Ben dersini almış bir insan olarak isyan ediyorum doğaya karşı işlenen bu cinayetlere.
Yeşili, ağaçları kestikleri yetmiyormuş gibi, birde bol bol sıktıkları biber gazı ile hem insan sağlığına, hem doğaya zarar veriyorlar....

Çocukluktan, adölesana, ergenliğe geçtiğim yıllarda belleğimde kalan en güzel anılardan birisi Atatürk Orman Çiftliği gezilerimizdir. Ankara'dan ayrıldıktan yıllar sonra bir Ankara ziyaretimde özlem duyduğum Atatürk Orman Çiftliğini gezmeye gittiğimde de bugün yaşadığım üzüntüyü yaşamıştım.....

Doğanın katliamı başka katliamlara benzemez, çünkü doğanın öfkesini durdurmaya insan gücü yetmez.... Doğanın isyanı bizim isyanımızdan çok daha büyük olacak birgün..........


 

1 yorum:

  1. cumartesi gecesi kötü oldu.
    bakalım nolcak bundan sonra.
    :)

    YanıtlaSil