29 Nisan 2013 Pazartesi

Cihan için...




İstek üzerine pişen ekmeğimizi yeniden paylaşıyorum:)) Cihan bu sizin için, size özel :))




 

nar gibi kızarmış...

  Veeee ekmeğimiz fırından çıktııı:)))



 

Ekmek tarifi devamı...


Kekikli ekmeğimizin tarifinin devamı;


 
Mayalanan hamurumu iki eşit parçaya bölüp kalıplarıma alıyorum,

 
 
kızarma renginin parlak olması için yoğurt ile çok az miktarda zeytinyağını karıştırıp üzerlerine sürüyorum. İçinin de pişmesi için ortadan bıçağın ucu ile çizik atıyorum,
 

 
 
 

 
 üzerlerine susam ve çörek otu serpip kalıbın içerisinde kabarıncaya dek bekletiyorum.

 



Kabaran hamurumu önceden 150 derece de ısıttığım fırına koyuyorum yaklaşık 70 dakika pişiriyorum.
Düşük ısıda yavaş yavaş pişirildiğinde içi daha güzel pişiyor...

 

Ekmek tarifi...



Eveeettt artık yavaş yavaş ekmeğimizin tarifini ve fotoğraflarını da

paylaşalım, yapan olursa şimdiden afiyet olsun...




Ekmeği yoğuracağım kaba;
silme 1 tatlı kaşığı tuz,
silme bir tatlı kaşığı toz şeker,
kekik ve biberiyeyi koyuyorum( tazeleri de olur kurutulmuşları da)

 
 
Üzerlerine önce üç çay fincanı unumu eliyorum, sonra iki fincan daha un alıyorum eleğime, üzerine bir paket instant kuru mayayı ekliyorum ve eliyorum, mayalı unun üzerine iki fincan daha un eliyorum, bu şekilde mayanın un ile eşit şekilde karışımını sağlarken sıvı ile direk temasını da önlemiş oluyorum, ayrıca mayayı da eleyerek una ilave ettiğimiz de hamurumuz daha güzel kabarıyor...

 
 
 
 
Devamında iki ya da üç diş tercihe göre dövülmüş sarımsak, iki çorba kaşığı suyu ile birlikte yoğurt, bir çay bardağı zeytinyağı, bir su bardağı sıcağa yakın su, yine sıcağa yakın ısıtılmış yarım litre süt ekleyip yoğurma işlemine başlıyorum. yoğurt ve yağ gibi soğuk malzemeleri önce koyup üzerine de sıcak su ve sütü ilave edince tüm malzemeler eşit ılıklığa ulaşıyor, bu da hamurun başarılı olmasını sağlıyor...

 
 
 Yoğurulma işlemi biten hamurumun üzerini elime damlattığım bir iki damla zeytin yağı ile yağlayıp mayalanmaya bırakıyorum...

 
 

 
 
Ekmeğimi pişireceğim kalıplarımı tereyağı ile yağlıyorum. Birisinin tabanına yulaf ezmesi serpiyorum.
 
 


Siyah inci...


Taze ekmek ve zeytinin dayanılmaz birlikteliği:)))

Eee sıcak sıcak yeni pişmiş ekmek ne ister, tereyağı, peynir veya zeytin ister değil mi? Ben zeytini tercih ederim...



 
 
Kahvaltılık tirilye zeytin, bu senenin mahsulü, kendi elcağızlarımızla topladık, sallama usulü tatlandırdık, sanki birer "siyah inci" oluverdiler tatlanınca, kokusu, lezzeti marketlerden alınanlardan çok daha farklı. İnsan bunu yemeye alışınca marketten alınanı yiyemiyor zaten...

Bu canım siyah incilere fırından biraz sonra çıkacak olan kekikli ekmeğimiz eşlik edecek:))
 

Tünaydın dostlar...


Fırından gelen mis gibi kekikli ekmek kokusuyla;
Tünaydın Dostlar;

Umarım keyifli ve sağlıklı bir hafta sonu geçirmişinizdir ve umarım çok keyifli ve sağlıklı bir hafta yaşarsınız...

Bugün benim ekmek günüm, kekikli, biberiyeli, sarımsaklı ekmek, tarifini ve yapılışını fotoğrafları ile birlikte sizlerle paylaşacağım, sizlere de tavsiye ederim.

Kekik hem lezzet katıyor ekmeğe hem de bayatlamasını engelliyor, biberiye ayrı bir lezzet ve aroma katıyor, sarımsak ise hem antibiyotik olarak koruyucu özelliği hem de aroması ile ayrı bir tat veriyor ekmeğe, ben kışı boyu biraz dozunu artırarak kullandım sarımsağı, doğal antibiyotik...

Ekmek yaparken ekmek makinası kullanmaya karşıyım ben tabi bu benim naçizane düşüncem, ekmek makinası yerine iki tane özel ekmek kalıbı aldım onunla pişiriyorum şekil olarak ta güzel oluyor....

Birazdan ekmeğin fotoğrafları ile birlikte görüşmek umuduyla...
Sevgiyle kalın...

28 Nisan 2013 Pazar


Yine, yeniden bugün de mis gibi iğde kokuları ile;

Günaydın Dostlar!!!


 
 
Sabah çayımı bu gülün güzelliğini seyredip, hanımelinin kokusunu genzime doldurarak yudumladım, değmeyin keyfime:)))


 
 
 Bu çiçekler "GİRABOLU" meyvesinin çiçekleri, çocukluğumda belleğimde yer edinen en güzel görüntülerden birisidir "GİRABOLU" nun çiçekleri ve meyvesi. Akşam özelliklerini paylaşacağım sizlerle. Şimdi izninizle işime, gücüme doğru yol alayım :)))

Tüm pazarlarınız keyifle geçsin...




 

27 Nisan 2013 Cumartesi

Hanımeli eşliğinde...

Hanımeli kokularının eşliğinde, yine, yeniden;

Merhaba Dostlar!!!

Keyifli ve hareketli bir günün bitiminde bloğumdayım yine. Bugün sabah temizlik yapayım diye güne günaydın dedim, ancak Seferihisar'da hummalı bir alt yapı çalışması var, bu çalışmalar esnasında su borusunun patlaması sonucu susuz kaldık, benim temizlik yapma arzumda boş çıktı.

Neyse ki günüm boş geçmedi, kuruyan kekiklerimizi, nanelerimizi, biberiyelerimizi ayıkladık, ufaladık, kavanozlarına doldurduk. Gelin-görümce akşama dek mis kokulu faaliyet yaptık. Bütün evin içi kekik, nane, biberiye kokusu ile doldu.

Baharın en sevdiğim yanı bu mis kokular ve sabahın erken saatinde kalkıp, bir fincan çay ile bahçeye çıkmak, bugünde aynısını yaptım, aldım çayımı ve fotoğraf makinamı çıktım bahçeye, bir taraftan çayımı yudumladım, bir taraftan da Haymatlos'un bahçesini fotoğrafladım. Birazdan sizlerle paylaşacağım o fotoğrafları...

Bunlar bizim bugün ki faaliyetimiz, kekik, biberiye, nane...



  BİBERİYE
Ballıbabagil'ler familyasından olan ve kuşdili otu olarak da bilinen biberiye kışın yapraklarını dökmeyen bir bitkidir. Yapraklarından ve çiçeklerinden yararlanılır, süs bitkisi olarak ta kullanılır.

 
 
KEKİK

Mayıs-eylül ayları arasında çiçek açan çok yıllık, çok dallı, odunsu ve küçük çalımsı bir bitkidir. Yol kenarlarında kurak bölgelerde, bilhassa dağlık yerlerde çok rastlanır. Yapraklarından yararlanılır.



NANE


Ballıbabagiller familyasından; nemli yerlerde yetişen, genellikle tüylü ve çok kokulu otsu bir bitki cinsidir. Başak biçiminde beyaz, pembe veya morumsu çiçekleri vardır. Güzel kokuludur. Nane çok yıllık 30-90 cm boyunda, hafifi tüylü oldukça sık çatallaşan, gövde, esmerimsi kahverengimsi renktedir. Yaprak, sap ve çiçeklerinde mentol, menton, jasmon vb. maddeleri içeren uçucu yağ ile tanen, reçine, acı bitki esansı ve bazı organik maddeler bulunur.
 



 
Bitkilerle ilgili bu tür paylaşımları yaparken  bu tür konularda çok bilgiye sahip olduğumu vurgulamak veya  birilerine bir şeyler öğretmek gibi bir niyetim yok, olamaz da. Ben yalnızca kendi yaşadığım tecrübelere dayanarak nacizane düşüncemi belirtirim.

13 yıldır verdiğim mücadelede ben doğada yetişen, doğada var olan, doğada nefes alan her canlının, her bitkinin yadsınamayacak faydasını gördüm. Toprak, yağmur, güneş, bulut, kar, gökkuşağı bunlarında sağlıklı yaşamdaki katkısını elbette ki yok sayamam, en azından kendi sağlığım üzerindeki olumlu etkilerini yok sayamam.

Bence soğuk, sıcak, bulutlu, bulutsuz, yağmurlu, karlı, hava durumu ne şekilde olursa olsun yeni doğan güne "MERHABA" diyebilmek kadar güzel ve değerli bir şey yok yaşamda...

 

26 Nisan 2013 Cuma



Mis gibi mandalina, portakal, limon çiçeklerinin kokusunun havada uçuştuğu bahar gününden;

Merhaba!!!

Bugün ancak bu saatte pc başına oturup bloğuma bakabildim, artık bağ, bahçe mevsimi geldi :=)
çokkk işimiz var çookkk, ağabeyim bahçeye sebze, maydonoz, tere, roka ekip, domates, salatalık, biber fidelerini yetiştirirken ben de mıntıka temizliği yapıyorum, ancak o kadarını becerebiliyorum ben :)

Toprakla uğraşmak, toprakla oynamak o kadar keyifli, o denli rahatlatıcı bir uğraş ki, beyninizdeki, bedeninizdeki tüm negatif enerji yok oluyor sanki...

Hele bir de emek emek yetiştirdiğiniz meyveleri, sebzeleri yemenin, kendi bahçenizden topladığınız roka, maydonoz, domates ile yaptığınız salatanın değmeyin keyfine... Ankara'da yaşarken hep çocukluğumda yediğim mis kokulu meyve ve sebzenin özlemini çekiyordum, artık kendi ellerimizle yetiştirdiklerimizle gideriyoruz özlemimizi...

Bugün de sizinle Haymatlos' un el emeği, göz nuru, bana göre sanat eseri ahşap çalışmalarını paylaşacağım, amaaaa akşam yemeğinden sonra :)))

Yemekten sonra görüşmek umuduyla...


 






 



 

 

25 Nisan 2013 Perşembe

Canan kız...

Bahar'ın ışıl ışıl gülümsemesiyle birlikte yine, yeniden, Merhaba;

Bir kaç gün uzak kaldım bloğumdan, kızımdaydım. Kızıcığıma gittiğimde sadece kızımla olmak istiyorum, bu arada boş durmadım tabi ki yeni çalışmalar, yeni oyuncaklar var sırada sizlerle paylaşmak istediğim.

Tüm dostlarıma, tüm paydaşlarıma her daim bahar tadında yaşamlar dileyerek öncelikle "Canan kızımı" paylaşmak istiyorum sizlerle...


Can kızım, Canan kızım:)))
 



 

 

 

 

23 Nisan 2013 Salı

Atölye Nar...


Atölye Nar'dan Çekiliş;


Pınar Hanım çekiliş düzenlemiş,  el emeği, göznuru, kıymetli hediyeleri de katılımcıların tercihine  bırakmış, buyrun buradan http://atolye-nar.blogspot.com/



 
23 NİSAN


Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü, en şerefli en mutlu gün.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

İşte, bugün bir meclis kuruldu,
Sonra hemen padişah kovuldu.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

Bugün, Atatürk'ten bir armağan,
Yoksa, tutsak olurduk sen inan.
Bugün yirmi üç Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan.

 
 

 ... Daha nice bayramlara ...



23 Nisan

 


Küçük hanımlar, küçük beyler!
Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız!
Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz.
Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.
Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlar, çocuklar!!



(Atatürk 1922’de Bursa’da kendisini karşılayan çocuklara böyle seslendi.)

 




               23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız kutlu olsun!!!

19 Nisan 2013 Cuma

Çantalar

Yeni bir günden, yine, yeniden merhaba dostlar;

Bugün yine dostlarımızın, arkadaşlarımızın ve el becerileri yayını yapan blog yazarı arkadaşlarımızın çalışmalarını paylaşacağım...

İlk bakışta insanlar "aman bunda ne var ki? ben de yaparım" dese de yapmak için başına geçtiğinde görüyor ki insan, emek harcanan hiç bir şey kolay yapılmıyor.

Evett öncelikle dün başladığımız el yapımı, el örgüsü çanta örneklerimiz ile devam edelim mi, ne dersiniz?

http://lacasitademabely.blogspot.com/ dan alınan modeller;



Çantamızın modeli bu, çantanın  yapımında kullanılan malzemelerin ve yapım aşamalarının detaylı ve anlaşılır fotoğrafları aşağıda. Fotoğraf sayısı biraz fazlaca ama fotoğraflar sayesinde bu çanta rahatlıkla yapılabilir...






                                                                                                                 
 


                                                                                





Ben İzmir'in küçük bir sahil kasabasında yaşıyorum, o nedenle hobi malzemelerine ulaşmam  güç oluyor, bu çanta için yorulmayı göze alıp yarın Kemeraltı'nın yolunu tutacağım, umarım bu ipliği bulabilirim. Hepinize kolay gelsin:)))